Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları Romanında Anlam Arayışı

Prijzen vanaf
1,99

Uitgelicht

Beschrijving

Bol Bu çalışmayı yürütürken "Hayatın anlamı nedir?" sorusunu kendime de sormadan yapamadım. Başkalarının hayat anlamını araştırırken insan kendini bunun dışında tutamıyor. Ve soru karşınızda öyle insafsız ve sert duruyor ki: "Ya sen!" diyor; "Senin hayatının anlamı nedir?" Ne diyeceğimi bilemedim önce. Kendimi birdenbire çocukluğumu düşünürken buldum: Bir ceviz ağacının altında ağlayan çocukluğumu... Bir ses beni çağırıyordu: "Hadi gel, uçurtma uçurmaya gidelim!" Her şeyi unutmuştum. Hayatın anlamı oynamaktı. Arnavut kaldırımlı yokuş bir yolda ıslak yanaklarımla koşuyordum. Gökyüzü, rüzgâr ve dağlardaki bütün çiçekler beni çağırıyordu. Artık mutluydum. Bütün çocukluğum boyunca hayatımın bir tek anlamı vardı sanıyorum: Sevmek ve yardım etmek. Yıllar geçti ve hala bu gerçek değişmedi. Değişen tek şey, çocukluğumda tanıdığım dünyanın artık çok değişmiş olduğu. Sevginin çağlayan ırmağına, öyle çok yabancı su karıştı ki... Durmadan bulutlanan bir vadide, bir sürü kirli su ortasında, sevginin o tanıdık, berrak ırmağını görebilene aşk olsun. Bütün suçumuz belki de fazlaca büyümüş olmak. Büyüdükçe çocukluğumuzdan uzaklaşıyor, kendimize ve çevremize yabancılaşıyoruz. Ne kadar büyürsek içimizdeki çocuk da o kadar azalıyor. Ne yapıp edip unutuyoruz sonunda çocukluğun bize öğrettiklerini. Para kazanmak ve insanlara hükmetmek giderek en önemli amacımız haline geliyor. Bütün saygınlığımızı, değerimizi ve başarımızı kazandığımız paranın çokluğunda görüyoruz. Sonuçta dayanışma yok oluyor, sevgi kirleniyor.

Vergelijk aanbieders (1)

Shop
Prijs
Verzendkosten
Totale prijs
1,99
Gratis
1,99
Naar shop
Gratis Shipping Costs
Beschrijving (1)

Bu çalışmayı yürütürken "Hayatın anlamı nedir?" sorusunu kendime de sormadan yapamadım. Başkalarının hayat anlamını araştırırken insan kendini bunun dışında tutamıyor. Ve soru karşınızda öyle insafsız ve sert duruyor ki: "Ya sen!" diyor; "Senin hayatının anlamı nedir?" Ne diyeceğimi bilemedim önce. Kendimi birdenbire çocukluğumu düşünürken buldum: Bir ceviz ağacının altında ağlayan çocukluğumu... Bir ses beni çağırıyordu: "Hadi gel, uçurtma uçurmaya gidelim!" Her şeyi unutmuştum. Hayatın anlamı oynamaktı. Arnavut kaldırımlı yokuş bir yolda ıslak yanaklarımla koşuyordum. Gökyüzü, rüzgâr ve dağlardaki bütün çiçekler beni çağırıyordu. Artık mutluydum. Bütün çocukluğum boyunca hayatımın bir tek anlamı vardı sanıyorum: Sevmek ve yardım etmek. Yıllar geçti ve hala bu gerçek değişmedi. Değişen tek şey, çocukluğumda tanıdığım dünyanın artık çok değişmiş olduğu. Sevginin çağlayan ırmağına, öyle çok yabancı su karıştı ki... Durmadan bulutlanan bir vadide, bir sürü kirli su ortasında, sevginin o tanıdık, berrak ırmağını görebilene aşk olsun. Bütün suçumuz belki de fazlaca büyümüş olmak. Büyüdükçe çocukluğumuzdan uzaklaşıyor, kendimize ve çevremize yabancılaşıyoruz. Ne kadar büyürsek içimizdeki çocuk da o kadar azalıyor. Ne yapıp edip unutuyoruz sonunda çocukluğun bize öğrettiklerini. Para kazanmak ve insanlara hükmetmek giderek en önemli amacımız haline geliyor. Bütün saygınlığımızı, değerimizi ve başarımızı kazandığımız paranın çokluğunda görüyoruz. Sonuçta dayanışma yok oluyor, sevgi kirleniyor.


Productspecificaties

EAN
  • 9781005340506
Maat


Prijshistorie

Prijzen voor het laatst bijgewerkt op:

Uitgelichte Keuze
1,99
Naar shop