Sadakatin Gölgesi - Gölgeden Bak¿¿: 3
Uitgelicht
|
18,00 |
Naar shop
|
|
53,99 |
Naar shop
|
|
53,99 |
Naar shop
|
Beschrijving
Bol
Kapal¿ perdelerin ard¿nda, pili bitmi¿ bir saatin dört k¿rk yediyi gösterdi¿i bir odada bir adam oturuyor. D¿¿ar¿da dünya dönüyor - insanlar al¿¿veri¿ yap¿yor, çocuklar okula gidiyor, mevsimler de¿i¿iyor - ama bu odada zaman durmu¿. Adam hasta, aranan, gizlenen, unutulan bir adam. Ve dü¿ünüyor: Affetmek mümkün mü? De¿ilse - insan öfkesiyle birlikte çürür mü?"Gölgeden Bak¿¿", Sadakatin Gölgesi serisinin final cildi, bu soruyla aç¿l¿yor. ¿lk ciltte kurulan dünya ikincide yerle bir olmu¿tu; ¿imdi y¿k¿nt¿lar¿n aras¿ndan ne filizlenece¿i sorusu yan¿tlan¿yor. Y¿lmaz, ne kolay intikama ne de ucuz kurtulu¿a s¿¿¿n¿yor. Önerdi¿i ¿ey çok daha zor ve çok daha gerçekçi: yüzle¿me. Kendi yapt¿klar¿nla, yapamad¿klar¿nla ve affedilmesi imkâns¿z görünen ¿eylerle yüzle¿me. Çünkü affetmek unutmak de¿ildir - hakikatle yüz yüze gelmektir. Ve yüzle¿meyen toplumlar, ayn¿ döngüde bo¿ulmaya mahkûmdur.Bu cildin en ¿ä¿rt¿c¿ boyutu perspektif geni¿lemesi. Farkl¿ bir kültürden, farkl¿ bir dilden, farkl¿ bir inanç gelene¿inden gelen beklenmedik bir karakterin hikâyeye kat¿lmas¿, serinin "kap¿lar¿ kilitlemeyen" felsefesinin en cesur s¿nav¿n¿ olu¿turuyor. Bu karakterin yolculu¿u, roman¿n en güzel ve en umut verici sayfalar¿n¿ bar¿nd¿r¿yor. Çocukken ailesinden kopar¿lan Umut ise art¿k yeti¿kin bir kad¿n olarak sahneye dönüyor - öfkeli, kararl¿ ve babas¿n¿n savä¿n¿ bambäka bir cephede, uluslararas¿ hukuk arenas¿nda sürdürmeye haz¿r.Gölgebir'in masas¿ndaki emanetler - bir kitap, bir lamba, mektuplar - her biri bir insan¿n, bir yaran¿n temsili olarak anlam kazan¿yor. Bir gece, bir kamera kar¿¿s¿nda, yirmi y¿l¿n sessizli¿i ilk kez bozuluyor. Ve bu konu¿ma yaln¿zca bir adam¿n de¿il, yüz binlerce insan¿n hikâyesini tä¿yor. Hastal¿k ve iyile¿me aras¿ndaki ili¿ki ise roman¿n en cesur iddias¿n¿ bar¿nd¿r¿yor: öfke bedeni tüketir, yüzle¿me ise iyile¿tirmeye bälar. Y¿lmaz bunu mistik bir iddia olarak de¿il, bir insan¿n ruhsal ve fiziksel iyile¿mesinin iç içe geçti¿i bir süreç olarak sunuyor.Roman büyük bir patlamayla de¿il, bir pencere açma hareketiyle bitiyor. Y¿llarca kapal¿ tutulan perdelerin ard¿na kadar aç¿lmas¿, güne¿in masaya dü¿mesi, bir adam¿n d¿¿ar¿ya ilk kez korkmadan bakmas¿. Bu basitlik, serinin tüm ä¿rl¿¿¿na verilmi¿ en güzel yan¿t. Sonsöz do¿rudan okuyucuya sesleniyor: "Gördü¿ünde susarsan, duydu¿unda s¿rt¿n¿ dönersen, bil ki bu defterin bir sonraki sayfas¿n¿ senin ad¿nla açarlar." Bu kitab¿ okuyan herkes, art¿k bir tan¿k.
Kapal¿ perdelerin ard¿nda, pili bitmi¿ bir saatin dört k¿rk yediyi gösterdi¿i bir odada bir adam oturuyor. D¿¿ar¿da dünya dönüyor - insanlar al¿¿veri¿ yap¿yor, çocuklar okula gidiyor, mevsimler de¿i¿iyor - ama bu odada zaman durmu¿. Adam hasta, aranan, gizlenen, unutulan bir adam. Ve dü¿ünüyor: Affetmek mümkün mü? De¿ilse - insan öfkesiyle birlikte çürür mü?"Gölgeden Bak¿¿", Sadakatin Gölgesi serisinin final cildi, bu soruyla aç¿l¿yor. ¿lk ciltte kurulan dünya ikincide yerle bir olmu¿tu; ¿imdi y¿k¿nt¿lar¿n aras¿ndan ne filizlenece¿i sorusu yan¿tlan¿yor. Y¿lmaz, ne kolay intikama ne de ucuz kurtulu¿a s¿¿¿n¿yor. Önerdi¿i ¿ey çok daha zor ve çok daha gerçekçi: yüzle¿me. Kendi yapt¿klar¿nla, yapamad¿klar¿nla ve affedilmesi imkâns¿z görünen ¿eylerle yüzle¿me. Çünkü affetmek unutmak de¿ildir - hakikatle yüz yüze gelmektir. Ve yüzle¿meyen toplumlar, ayn¿ döngüde bo¿ulmaya mahkûmdur.Bu cildin en ¿ä¿rt¿c¿ boyutu perspektif geni¿lemesi. Farkl¿ bir kültürden, farkl¿ bir dilden, farkl¿ bir inanç gelene¿inden gelen beklenmedik bir karakterin hikâyeye kat¿lmas¿, serinin "kap¿lar¿ kilitlemeyen" felsefesinin en cesur s¿nav¿n¿ olu¿turuyor. Bu karakterin yolculu¿u, roman¿n en güzel ve en umut verici sayfalar¿n¿ bar¿nd¿r¿yor. Çocukken ailesinden kopar¿lan Umut ise art¿k yeti¿kin bir kad¿n olarak sahneye dönüyor - öfkeli, kararl¿ ve babas¿n¿n savä¿n¿ bambäka bir cephede, uluslararas¿ hukuk arenas¿nda sürdürmeye haz¿r.Gölgebir'in masas¿ndaki emanetler - bir kitap, bir lamba, mektuplar - her biri bir insan¿n, bir yaran¿n temsili olarak anlam kazan¿yor. Bir gece, bir kamera kar¿¿s¿nda, yirmi y¿l¿n sessizli¿i ilk kez bozuluyor. Ve bu konu¿ma yaln¿zca bir adam¿n de¿il, yüz binlerce insan¿n hikâyesini tä¿yor. Hastal¿k ve iyile¿me aras¿ndaki ili¿ki ise roman¿n en cesur iddias¿n¿ bar¿nd¿r¿yor: öfke bedeni tüketir, yüzle¿me ise iyile¿tirmeye bälar. Y¿lmaz bunu mistik bir iddia olarak de¿il, bir insan¿n ruhsal ve fiziksel iyile¿mesinin iç içe geçti¿i bir süreç olarak sunuyor.Roman büyük bir patlamayla de¿il, bir pencere açma hareketiyle bitiyor. Y¿llarca kapal¿ tutulan perdelerin ard¿na kadar aç¿lmas¿, güne¿in masaya dü¿mesi, bir adam¿n d¿¿ar¿ya ilk kez korkmadan bakmas¿. Bu basitlik, serinin tüm ä¿rl¿¿¿na verilmi¿ en güzel yan¿t. Sonsöz do¿rudan okuyucuya sesleniyor: "Gördü¿ünde susarsan, duydu¿unda s¿rt¿n¿ dönersen, bil ki bu defterin bir sonraki sayfas¿n¿ senin ad¿nla açarlar." Bu kitab¿ okuyan herkes, art¿k bir tan¿k.
AmazonPagina's: 296, Paperback, Mustafa YILMAZ
Prijshistorie
* Prijshistorie bevat geen data van Amazon, Amazon Marketplace.
Prijzen voor het laatst bijgewerkt op: